Ülkemizde Emek ve Dayanışma Günü” olarak kutlanan her 1 Mayıs, işçilerin haklarını, emeğin değerini ve dayanışmayı simgeleyen önemli bir gündür.

Tarihsel geçmişi 1886’da ABD’deki işçi hareketlerine dayansa da Türkiye’de ilk kez 1923’te resmi olarak kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı 1977 yılında hafızalara en acı hatıralarla kazındı. İşte o günden sonra olayların yaşandığı Taksim ve Kazancı Yokuşu, işçi hareketleri için sembolik bir buluşma noktası olmuş ve 1 Mayıs’la özdeşleşen bir yer haline gelmiştir.

Büyük kalabalıklar ve kırılmalarla geçen 1970’li yıllara geri döndüğümüzde 1976’da Taksim’de ilk kitlesel kutlamaları görüyoruz. 1977 ise onlarca kişinin hayatını kaybettiği acılarla kazındı hafızalara… sonrasında darbe dönemleri yasaklar ve kısıtlamalarla geçen 20 yıl…bu zaman diliminde 1 Mayıs uzun süre yasaklandı. Taksim’de kutlama yapılmasına izin verilmedi. Kutlamalar ve anmalar daha farklı alanlara kaydırıldı ve sembolik bir “yasaklı meydan” haline geldi.

2010–2012 arasında yeniden açılış döneminin habercisi bir yıl önce yani 2009’da 1 Mayıs’ın resmi tatil olarak kabul görmesiydi ki 2010, 2011 ve 2012’de Taksim’de yeniden büyük ve görece barışçıl kutlamalar yapıldı. Bu dönem, “Taksim yeniden açıldı” algısının oluştuğu yıllardı. Bu serbestlik de uzun sürmedi. 2013’ten itibaren güvenlik gerekçeleriyle Taksim tekrar kapatılmaya başlandı. Aynı yıl yaşananlar da meydanın siyasi önemini artırdı. O nedenledir ki Taksim hâlâ 1 Mayıs’ın en güçlü sembolüdür ve çoğu yıl girişler kısıtlı veya tamamen kapalı olur.

Yorum bırakın

Popüler