ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta ikinci aya girilirken tarafların Pakistan’ın başkenti İslamabad’daki zirveden anlaşamadan ayrılması tüm dünyada endişe yarattı. Zira savaş sadece bu üç ülkeyi değil, yakınındaki coğrafyada yer alan Türkiye gibi birçok ülkeyi yakından ilgilendiriyor.

Yanı başımızdaki savaşın soğuk yüzü yaşamın her alanında kendini hissettirirken petrol krizine bağlı bir başka tehlike de gübre krizi olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizdeki tarımsal üretimde çok fazla kullanılan üç gübreden biri olar ürenin tonu savaşın ilk günlerinde 26 bin lirayken bugün itibariyle çiftçiye 1 tonluk maliyeti 2 bin lira arttı.

Tarımsal üretimde çok onemli yer tutan DAP gübresi de 40 günlük sürede %9 artarak ton fiyatı 37 bin lira oldu.

Kompoze gübrenin tonu da 24 bin liradan 25 bin liraya geldi. Bu fiyat artışları sadece ülkemizde değil, bu gübreleri kullanan ve üreticisi olmayan tıpkı Türkiye gibi birçok ülkede yaşandı.

Gübre fiyatlarının artması, çiftçilerin gübre kullanım miktarını azaltmasına ve belki de hiç kullanamamasına yol açabilir. Gübrenin az kullanılması da tarımsal üretimin ve verimin azalması demek.
Kaldı ki içinde bulunduğumuz bahar ayları mısır, ayçiçeği, patates gibi tarla ürünleri ile sebzelerin ekim zamanı. Gübrelemede yaşanacak olası aksaklıkların üretimi ve tarıma dayalı sanayiyi doğrudan etkileyeceğini, yem bitkilerindeki sorunların da hayvancılık maliyetlerini artıracağını göz önüne alırsak, hasat dönemine kadar uzanan süreçte gıda ve genel enflasyonun yükselmesi kaçınılmaz görünüyor.

Yorum bırakın

Popüler